Uluslararası finans otoriteleri kripto düzenlemelerinde koordinasyon çağrısını yineliyor

uluslararası finans otoriteleri, kripto para düzenlemelerinde uluslararası iş birliği ve koordinasyon çağrısını tekrar vurguluyor.

Başkent Ankara’da düzenlenen IOSCO Büyüme ve Gelişmekte Olan Piyasalar Komitesi (GEMC) Yıllık Toplantısı ve Konferansı, kripto varlık piyasalarında giderek belirginleşen “parçalı kural” sorununu yeniden gündeme taşıdı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda gerçekleştirilen buluşmada, üst düzey finans otoriteleri ve piyasa temsilcileri, kripto para ekosisteminde düzenleme yaklaşımlarının uyumlaştırılmasını ve koordinasyonun güçlendirilmesini öne çıkardı. Toplantının gündemi yalnızca dijital varlıklarla sınırlı kalmadı; finansal okuryazarlık, kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik raporlaması gibi başlıklar da “sermaye piyasalarının dayanıklılığı” çerçevesinde ele alındı. Küresel ölçekte ise bankacılık ve piyasa birliklerinin Basel Bankacılık Denetim Komitesi’ne ilettiği mesaj, tartışmayı daha da keskinleştirdi: 2022 sonrası tasarlanan sıkı standartların, kriptonun ana akım finans içine ilerlediği yeni dengede yeniden düşünülmesi isteniyor. Bu tablo, uluslararası finans gündeminde “ortak çerçeve” arayışının neden yeniden hızlandığını da anlatıyor.

IOSCO GEMC toplantısında kripto düzenlemeleri ve piyasa denetimi masaya yatırıldı

Ankara’daki toplantı kapsamında düzenlenen “Kripto ve Dijital Varlık Piyasalarında Regülasyon Trendleri” paneli, kripto düzenlemeleri ile piyasa güveni arasındaki dengeyi tartışmaya açtı. Panelde konuşan IOSCO Genel Sekreter Vekili Tajinder Singh, IOSCO’nun kripto piyasalar için geliştirdiği tavsiyeleri hatırlatarak, üyelerin bu çerçevede attığı adımların izlendiğini ve rehberlerin başka uluslararası kurumlarca da dikkate alındığını aktardı. Bu vurgu, farklı ülkelerde uygulanan kuralların ortak ilkelerde buluşturulması hedefiyle doğrudan örtüşüyor.

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nden (TSPB) Elif Gönençer ise kripto varlıkların hızla büyüdüğünü ve artık ana akım finansal ürünler arasında anıldığını belirterek, yatırımcı korumasını önceleyen ama yeniliği boğmayan bir düzenleme tasarımına işaret etti. Kripto varlıkların saklama, alım satım ve ödeme benzeri kullanım alanlarının genişlemesi, özellikle para piyasaları ile bağlantıların daha görünür hale gelmesine yol açıyor. Bu nedenle tartışmanın merkezinde, aynı anda hem piyasa bütünlüğü hem de risk yönetimi bulunuyor.

uluslararası finans otoriteleri, kripto para piyasalarında düzenlemelerin etkin ve uyumlu olması için koordinasyon çağrısını yeniden vurguluyor.

Suistimal ve dolandırıcılık başlığı düzenleyici öncelikleri şekillendiriyor

Panelin bir diğer ekseni, kripto piyasalarında görülen suistimallerin politika tasarımında nasıl ele alınacağıydı. Dünya Bankası Kıdemli Finans Uzmanı Etkin Özen, finansal kapsayıcılık ve piyasa derinleşmesinin önemine değinirken, kripto varlıklarda yaşanan dolandırıcılık örnekleri ve yeni suç tiplerinin, düzenleyici çerçevelerde mutlaka hesaba katılması gerektiğini vurguladı. Peki yatırımcıyı korumak için sıkı kurallar mı, yoksa gözetim teknolojilerinin güçlendirilmesi mi daha etkili?

Bu soru, yalnızca Türkiye’nin değil, ABD ve Avrupa dahil pek çok yargı alanının gündeminde. ABD’de denetim yaklaşımına dair güncel çerçeve tartışmalarına ilişkin ayrıntılar, ABD kripto düzenlemeleri başlığı altında izlenirken, piyasa gözetimi ve uygulama önceliklerinin nasıl şekillendiğine dair değerlendirmeler de SEC’nin kripto denetim stratejisi odağında takip ediliyor. Ankara’daki toplantıda verilen mesaj ise ortak: düzenleme kalitesi, yalnızca metnin sertliğiyle değil, uygulama kapasitesi ve kurumlar arası uyumla ölçülüyor.

Bankalar Basel standartları için yeniden değerlendirme isterken küresel ayrışma riski büyüyor

Toplantının Ankara ayağında uluslararası işbirliği çağrıları öne çıkarken, küresel bankacılık çevrelerinden gelen ayrı bir mesaj da tartışmayı besliyor. Dünyanın önde gelen finans sektörü birlikleri, bankaların kripto varlık işlemlerine yönelik sermaye yükünü artıran kuralların “gereksiz ölçüde külfetli” olduğu gerekçesiyle Basel Bankacılık Denetim Komitesi’ne standartların yeniden ele alınması çağrısı yaptı. Bu çerçevede, dağıtık defter teknolojisinin kullanım alanlarına ilişkin bilgi setinin güncellenmesi ve yürürlüğe girmesi planlanan çerçevenin yeniden tasarlanması talep edildi.

Söz konusu sermaye gereklilikleri, 2022’deki piyasa çalkantılarının ve sektördeki skandalların ardından kabul edilmişti. O dönem kriptoya yönelik sert eleştiriler, büyük bankaların tepe yönetimlerinden de geliyordu. Ancak sonraki yıllarda, özellikle ABD’de kripto varlıklar saklama hizmetleri, alım satım faaliyetleri ve stabilcoin gündemi üzerinden giderek daha fazla “kurumsal” bir hatta taşındı; bu da finans dünyasının “kurallar bugünün piyasasına uyuyor mu?” sorusunu daha yüksek sesle sormasına yol açtı.

Farklı yaklaşım, farklı uygulama: eşitsizlik ve piyasa parçalanması endişesi

Ortak mektubun imzacıları arasında Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) ve Uluslararası Swap ve Türev Ürünleri Birliği (ISDA) gibi kuruluşlar yer aldı. Basel Komitesi cephesinden kamuya açık bir yanıt paylaşılmasa da, ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, bu düzenlemelere ilişkin görüşmelerin yılın geri kalanında süreceğini ve ABD’li yetkililerin uluslararası yaklaşımdan farklı bir bakış taşıdığını ifade etti.

Bu farklılaşma, uygulamada “kim hangi standardı ne ölçüde hayata geçirecek?” sorusunu büyütüyor. Adının açıklanmasını istemeyen bir ulusal düzenleyici denetçisinin, kurallar yürürlüğe girdiğinde kendi yetki alanındaki kurumların bunları uygulayıp uygulamayacağına dair belirsizlik ifade etmesi de, finansal düzenleyiciler arasında yaklaşım farklarının derinliğine işaret ediyor. Sektör birlikleri ise ülkeler arasında farklı uygulamaların rekabette eşitsizlik yaratacağı ve sınır ötesi risklerin yönetimini zorlaştıracağı uyarısında bulunuyor; bu nedenle koordinasyon ihtiyacı bir kez daha merkezde duruyor.

Finansal okuryazarlık ve sürdürülebilirlik tartışmaları da koordinasyon arayışını tamamlıyor

Ankara’daki program, kripto başlığını finansal sistemin daha geniş ihtiyaçlarıyla birleştirdi. “Finansal Okuryazarlık, Dayanıklılık ve Kapsayıcılık, En İyi Uygulamalar” panelinde konuşan EBRD Türkiye Başkan Vekili Mehmet Üvez, finansal okuryazarlık ve kapsayıcılığın Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınması açısından kritik olduğunu söyledi. Üvez, özellikle kadınların finansa erişimde karşılaştığı sorunlara dikkat çekerken, finansal kapsayıcılığı artırmaya dönük çalışmaların sürdüğünü anlattı; EBRD’nin odağında ise finans sektörünün direncini güçlendirmek ve yurtiçi sermaye ile finans pazarlarını geliştirmek olduğunu, bu kapsamda kredi imkanları ve ticareti kolaylaştırma desteği sunduklarını belirtti.

Aynı panelde Brezilya Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonundan Eduardo Manhaes Riberio Gomes ve Fas Sermaye Piyasası KurumuBaşkanı Nezha Hayat, kendi ülkelerindeki finansal okuryazarlık uygulamalarına ilişkin örnekler paylaştı. Kripto varlıkların yaygınlaşmasıyla birlikte okuryazarlık ihtiyacının “yatırım ürünü” sınırını aşıp, dijital güvenlik ve dolandırıcılık farkındalığına da uzandığı vurgusu, salonda sıkça karşılık buldu.

Sürdürülebilirlik tarafında ise IOSCO GEMC Yönetim Kurulu Başkanı Mohamed Farid Saleh, raporlamadaki güncel çalışmaları aktarırken; OECD Sermaye Piyasaları ve Finansal Kuruluşlar Dairesi Başkanı Serdar Çelik, OECD’nin yaklaşık 44 bine yakın firmayı belirli aralıklarla incelediğini ve rapor sonuçlarını paylaştıklarını belirtti. Entegre Raporlama Derneği Türkiye (ERTA) Başkanı Güler Aras, Türkiye’nin sürdürülebilirlik raporlaması ekosistemini güçlendirme hedefini anlatırken, SPK Kurumsal Finans Departmanı Başkan Yardımcısı Müge Çetin de kurulun bu alanda yayımladığı kılavuzlara dikkat çekti. Kripto ve sürdürülebilirlik iki ayrı dosya gibi görünse de, yatırımcının karşılaştırılabilir bilgiye erişimi ve standartların uyumu tartışması aynı noktada birleşiyor: uluslararası finans mimarisinde ortak dil ihtiyacı.