Birleşmiş Milletler, çatışma bölgelerinde insani yardımın artırılması çağrısında bulundu

Birleşmiş Milletler, çatışma bölgelerinde derinleşen insani krizin ortasında, insani yardım akışının hızlandırılması ve erişimin genişletilmesi için yeni bir çağrı yaptı. New York’taki BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) çatısı altındaki İnsani İşler bölümünün yıllık genel değerlendirmesinde konuşan BM Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher, “insanlık için küresel dayanışmayı yenileme” temasının bugünkü tablo karşısında daha acil hale geldiğini vurguladı. Fletcher, aynı anda büyüyen krizlere dikkat çekerken fonların gerilemesine işaret etti; yardım sisteminin, ihtiyaçların tırmandığı bir dönemde “en zorlu denklemlerle” karşı karşıya kaldığını söyledi. Orta Doğu’daki gerilimden Gazze’de sınır kapılarında bekleyen gıda yardımının bozulmasına, Sudan’daki yaygın şiddetten Haiti’de çetelerin yarattığı güvenlik çöküşüne uzanan örneklerle tabloyu çizdi. Bu uyarı, küresel barış hedefinin yalnızca diplomasiyle değil, sahada işleyen bir kriz yönetimi kapasitesiyle de sınandığı bir dönemde geldi.

Birleşmiş Milletler’in yardım artırılması çağrısı ECOSOC toplantısında netleşti

Fletcher’ın mesajı, BM’nin altı ana organından biri olan ECOSOC’un 1998’den bu yana yürüttüğü İnsani İşler Birimi toplantısında verildi. ECOSOC, BM Üye Devletleri ile BM kurumlarını, kalkınma ortaklarını, özel sektörü ve etkilenen toplulukları aynı masaya getirerek insani yardım koordinasyonunu güçlendirmeyi hedefliyor. Bu yılki oturumda öne çıkan başlık, dayanışma mekanizmalarının yeniden toparlanması oldu.

Fletcher, dünyanın “çatışma, bölünme ve kutuplaşma” atmosferine girdiğini, bu koşullarda uluslararası işbirliğinin gerildiğini dile getirirken, özellikle uluslararası destek ve kaynak akışındaki düşüşün sahadaki sonuçlarını “yaşam ve ölüm kararları” olarak tanımladı. BM’nin altı ay önce küresel ölçekte 44 milyon kişiye erişmeyi hedefleyen 190 milyar dolarlık bir yardım kampanyası başlattığını, ancak operasyonlarda görülen derin kesintiler sonrası planın “aşırı öncelikli” hale getirilerek 29 milyon kişiye odaklanacak biçimde yeniden çerçevelendiğini; bunun için 114 milyar dolarlık finansman çağrısı yapıldığını aktardı.

Bu tartışmalar, sahadaki tıkanmaların da gündemde olduğu bir döneme denk geliyor. Örneğin Gazze’de operasyonlar ve geçiş noktaları etrafındaki güvenlik düzeni, yardım konvoylarının hızını doğrudan etkileyen başlıklardan biri olarak izleniyor; bölgeye ilişkin gelişmeler, Gazze’deki operasyonların seyrine dair son bilgiler üzerinden de takip ediliyor. Fletcher’ın altını çizdiği nokta ise aynı: erişim daraldıkça, savaş mağdurları için risk büyüyor.

Çatışma bölgeleri ve iklim baskısı, insani yardım sistemini aynı anda zorluyor

BM’nin değerlendirmesinde yalnızca silahlı çatışmalar değil, iklim kaynaklı şokların da önümüzdeki yıllarda insani ihtiyaçları artıracak ana etkenlerden biri olacağı vurgulandı. Fletcher, iklim krizinin “bugün tartışılan diğer tüm faktörlerden daha fazla” ihtiyacı büyüteceği uyarısını yaparken, güvenlik ve lojistiğin aynı anda bozulduğu karmaşık bir tabloya işaret etti.

Bu kesişim, özellikle mülteciler ve yerinden edilenler açısından kritik. Ani sel ve fırtınalar, çatışma nedeniyle zaten kırılgan hale gelen bölgelerde tahliyeleri ve geçici barınmayı daha da zorlaştırıyor. Güneydoğu Asya’da sel nedeniyle tahliyelerin gündeme geldiği dosya, iklimin insani gündemi nasıl hızla dönüştürdüğünü gösteren güncel örneklerden biri olarak öne çıkıyor; ayrıntılar Güneydoğu Asya’daki sel tahliyeleri başlığında yer alıyor.

Fletcher ayrıca Afganistan’da kız çocuklarının eğitime erişimine dair kısıtları ve Sudan’da kadınların maruz kaldığı ağır şiddeti anımsatarak, insan hakları boyutunun insani operasyonlardan ayrıştırılamayacağını vurguladı. İhtiyaçlar büyürken erişimin ve korumanın zayıflaması, sahadaki ekiplerin hareket alanını daraltıyor; soru şu: yardımın önündeki bürokratik ve güvenlik bariyerleri kaldırılmadan hangi hedef gerçekçi kalabilir?

Yeni “insani anlaşma” arayışı ve yardım çalışanlarının güvenliği gündemin merkezinde

Fletcher, insani hareketin “eskisini onarmakla” yetinmeyeceğini, baştan aşağı yeniden tasarlanacağını söyledi. Çerçevesini çizdiği yaklaşım; daha yerel, daha yalın ve daha çevreci bir operasyon mimarisiyle, krizin ön safındaki toplulukların kararlara daha fazla dahil edilmesini hedefliyor. BM’nin en üst düzey insani koordinasyon forumu olan Kurumlararası Daimi Komite (IASC) ise kadınların ve kız çocuklarının bu yeniden yapılanmada öncü rol üstlenmesi ve kadın insani yardım liderlerinin desteklenmesi yönünde açık taahhütte bulundu.

Bu tartışmanın güvenlik ayağı da sert verilerle şekilleniyor. İHH İnsani Yardım Vakfı, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü kapsamında 11 Aralık 2025’te Cenevre’de Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi (UNOG) yakınında düzenlediği panel ve basın açıklamasında, yardım çalışanlarına yönelik risklere dikkat çekti. İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Uğur Yıldırım, kayıtlara göre aynı yıl 326 insani yardım çalışanının öldürüldüğünü ve yardım personeline yönelik 355 saldırının raporlandığını aktararak cezasızlığa karşı çağrı yaptı; Gazze’de kurumdan beş çalışanın saldırılar sırasında hayatını kaybettiğini de belirtti.

Güvenlik, erişim ve fonlama başlıkları birbirine bağlı ilerliyor. Avrupa’da Ukrayna’ya verilen destek gibi dosyalar, kamu kaynaklarının hangi önceliklerle yönlendirildiğine dair tartışmaları da canlı tutuyor; bu çerçevede Birleşik Krallık’ın Ukrayna’ya desteğine ilişkin gelişmeler sahadaki dengeler kadar bütçe tercihlerini de gündeme taşıyor. BM’nin mesajı ise net: yardım artırılması sadece mali bir çağrı değil, aynı zamanda küresel sorumluluğun yeniden tanımlanması.

ECOSOC oturumunda çizilen tablo, insani operasyonların artık yalnızca lojistik kapasiteyle değil, siyasal irade ve güvenlikle birlikte ayakta kaldığını gösterdi. Bu nedenle BM’nin çağrısı, sahaya daha hızlı erişim ve daha geniş koruma mekanizmaları olmadan dayanışma söyleminin eksik kalacağı uyarısını da içeriyor.