Ankara kaynaklı resmi veriler, dış satımın seyrine dair iki yönlü bir tablo ortaya koydu. Ticaret Bakanlığından aktarılan verilere göre Türkiye genelinde ihracat, yılın ilk çeyreği itibarıyla geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,1 gerilerken; başkentte tam tersi bir eğilim izlendi. Ankara’nın ocak-mart dönemindeki dış satımı yıllık bazda yüzde 18,8 artarak 4 milyar 162 milyon 943 bin dolar seviyesine çıktı. Bir önceki yılın aynı döneminde kentten 3 milyar 504 milyon 561 bin dolar tutarında satış yapılmıştı. Veriler, ülke genelindeki yavaşlamaya rağmen bazı illerin, özellikle sanayi yapısı ve pazar çeşitliliği sayesinde daha güçlü performans sergileyebildiğini gösteriyor. Bu görünüm, ekonomi ve ticaret çevrelerinde “genel tablo mu ağır basacak, yoksa bölgesel dinamizm mi?” sorusunu öne çıkarırken; kur, finansman ve talep koşulları da dış ticaret gündeminin merkezinde kalmayı sürdürüyor.
Ankara’nın ilk çeyrek ihracat artışı otomotiv ve elektronikle şekillendi
Başkentten yapılan dış satımın kompozisyonu, artışın hangi kanallardan geldiğine ışık tutuyor. İlk çeyrekte otomotiv endüstrisi 498 milyon 385 bin dolar ile ilk sırada yer alırken, onu elektrik ve elektronik sektörü 473 milyon 286 bin dolar ile izledi. Ardından makine ve aksamları 403 milyon 852 bin dolar, kimyevi maddeler ve mamulleri 378 milyon 804 bin dolar ve madencilik ürünleri 364 milyon 974 bin dolar geldi.
Sektörel dağılım, Ankara’nın yalnızca kamu odaklı bir kent olmadığına; otomotiv tedarikinden elektronik bileşenlere uzanan üretim hattının ihracat kanallarını beslediğine işaret ediyor. İhracatta en hızlı yükselişin ise düşük baz etkisiyle süs bitkileri ve mamulleri tarafında görüldüğü, bu alanı çimento cam seramik ve toprak ürünlerinin takip ettiği bildirildi. Bu tablo, sanayi kollarının yanı sıra niş alanların da yeni pazar arayışlarında rol oynadığını gösteren önemli bir ayrıntı olarak öne çıktı.

İlk çeyrekte Ankara ihracatında Birleşik Krallık lider, ABD ve Avrupa hattı güçlü
Ülke kırılımı, başkentin satışlarında pazar çeşitliliğinin belirleyici olduğunu ortaya koydu. İlk çeyrekte Ankara’dan en fazla ihracat yapılan ülke Birleşik Krallık oldu; bu pazara yapılan dış satım 429 milyon 405 bin dolar olarak kaydedildi. Onu ABD 362 milyon 79 bin dolar ile izlerken, Slovakya 352 milyon 808 bin dolar ile üçüncü sırada yer aldı.
Listenin devamında Çin 302 milyon 43 bin dolar ve Almanya 251 milyon 33 bin dolar ile öne çıktı. Bir tarafta Birleşik Krallık ve ABD gibi nihai tüketimin güçlü olduğu pazarlar, diğer tarafta Slovakya ve Almanya gibi üretim ekosistemleriyle bağlantılı Avrupa hatları, Ankara merkezli firmaların farklı tedarik zincirlerine entegre olduğunu gösteriyor. Bu çeşitlilik, dalgalı küresel talep ortamında riskleri dağıtan bir unsur olarak görülürken, firmaların kur ve finansman maliyetleri üzerindeki baskıyı yakından izlediği de biliniyor.
Türkiye genelindeki dış ticaret tablosu ve haziran verileri iller arası rekabeti gösterdi
Resmi veriler, ülke toplamında ilk çeyrekteki görünümün Ankara’dan farklılaştığını ortaya koydu. Bakanlık verilerine göre Türkiye genelinde ihracat ocak-mart döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,1 azaldı. Buna karşın Ankara’nın çift haneli büyümesi, iller arası performans farkını daha görünür hale getirdi.
İller bazında paylaşılan haziran verileri de rekabetin hangi merkezlerde yoğunlaştığını gösterdi. Haziranda en yüksek dış satımı İstanbul 3 milyar 762 milyon dolar ile yaparken; Kocaeli 2,94 milyar dolar, İzmir 1,95 milyar dolar, Bursa 1,54 milyar dolar ve Tekirdağ 981 milyon dolar ile sıralandı. Aynı dönemde ihracatını en çok artıran ilin ise yüzde 30,5 yükseliş ve 687 milyon dolarlık ek hacimle Kocaeli olduğu kaydedildi.
Ankara özelinde haziran karşılaştırmasında daha sınırlı bir hareket görüldü: Kentin ihracatı 2024 Haziran ayında 970 milyon dolar iken, 2025 Haziran ayında 975 milyon dolar seviyesine çıktı; artış oranı yüzde 0,5 olarak aktarıldı ve Ankara’nın bu dönemde genel sıralamada yedinci basamakta yer aldığı belirtildi. Benzer şekilde Çorum (yüzde 35,8, 97 milyon dolar artış) ve Hatay (89 milyon dolar artış) gibi illerdeki yükselişler, ihracat tabanının Anadolu’ya doğru genişlediğine işaret etti.
Kur ve maliyet tartışmaları da arka planda sürüyor. Döviz piyasasına ilişkin değerlendirmeler, ihracatçıların fiyatlama ve sözleşme yönetiminde daha temkinli davrandığını gösterirken, bu başlıktaki yansımalar ekonomi gündeminde yer buluyor; örneğin Türk lirası üzerindeki dolar baskısına dair haber akışı dış ticaret yapan şirketlerin yakından takip ettiği konular arasında sayılıyor.
Veri setinin işaret ettiği temel mesele, ülke toplamındaki zayıflama ile Ankara gibi merkezlerde görülen güçlü artışın aynı anda okunması gerekliliği. İlk çeyrekte başkentin performansı, sektörel çeşitlenme ve pazar dağılımının dayanıklılık sağladığını gösterirken; önümüzdeki dönemde bu eğilimin finansman koşulları ve küresel talep ile ne ölçüde sürdürülebileceği veri akışıyla netleşecek.





